Ne kuşlar geçer benim çocuk aklımdan...
Kanatlarında rüyadan rüyaya uçtuğum...
Ne bulutlar geçer rüyalarımdan...
Yatağımdan üzerine düştüğüm...
Sıcacık... Yumuşacık...
Yıldızlar geçer rüyalarımdan, her gece birinde sabahladığım...
Ay dedenin çengelinde bir salıncak, hiç usanmadan çağırır beni...
Sanırsın gökyüzünde yaşarım...
Her an bir muzurluk geçer çocuk aklımdan...
Duramam yerimde hiç,
Bir tavşanın peşinden nefes nefese koşarım...
Ağabeyimin kitapları, babamın kilitli çantası...
Kurcalanacak ne çok şey var...
Ablamın elbiseleri, annemin ayakkabısı en çok bana yakışır...
“Devler gerçekten çok mu büyük?”
“Kaf dağı nerede?”
“Keloğlan’ın gerçekten hiç saçı olmadı mı?”
“Yolları başka dünyalara açılan gizemli ormanlar dünyanın neresinde?”
“Peri kızları hangi sarayda yaşar?”
Hikayelere dalıp düşünürüm uzun uzun...
Sonra hayaller geçer çocuk aklımdan...
Bir uçan halım olur bazen, devler ülkesine uçarım...
Ya da bir bakmışsın cüceler ülkesinde devim...
Kırık dökük cümlelerim, eksik kelimelerimle anlatamasam da,
Her hayalimi gerçekten daha gerçek yaşarım ben...
“Keşfetmek” gizli kelimem...
“Sevilmek” tek arzum...
“Dokunmak” en dayanamadığım...
“Oyun hep” içinde yaşadığım
Hayat anlam veremediğim her şeyin içinde olduğu sihirli bir kitap...
Her açılışında beni başka bir sürprizle karşılayan...
Ağlatan, güldüren, üzen, mutlu eden, şaşırtan sürprizler...
...
Siz çocukluğunuzdan daha güzel bir film izlediniz mi?
Çocukluğunuza sarılıp hayata tutundunuz mu?
Günü kovaladınız mı hiç?
“Gitme ne olur güneş” dediniz mi?
Hayat size güldü mü?
Ya siz hayata?
|